
Demet Demiray
Uyum Danışmanı
Gestalt Koçu ve
Sanat Terapisi Uygulayıcısı
Zorlanmamak değil, zorlandığında ne yapacağını bilmek.


Yaklaşık 30 yıl boyunca farklı sektörlerde, kurumlarda ve ülkelerde yöneticilik yaptım. Ekipler kurdum, değişim süreçleri yönettim, farklı kültürlerde yaşadım ve çalıştım.
Bu deneyimler bana değişimin yalnızca koşullarımızı değil, düşünme biçimimizi, ilişkilerimizi ve kendimize bakışımızı da etkilediğini gösterdi.
Yeni bir ülkeye taşınmak, farklı bir kurumda işe başlamak, yeni bir sorumluluk üstlenmek ya da alıştığımız yaşam düzeninin değişmesi… Bazen bu değişimleri kendimiz seçeriz, bazen de koşullar bizi yeni bir durumla karşı karşıya bırakır.
Değişen koşullara alıştığımız biçimde karşılık vermek her zaman işe yaramayabilir. Böyle zamanlarda kendi tepkilerimizi fark edebilmek, yaşadıklarımıza farklı açılardan bakabilmek ve başka seçeneklerimizin de olduğunu görebilmek önem kazanır.
Çünkü çoğu zaman hayatımıza yön veren şey, olayların kendisi değil; onlara yüklediğimiz anlamdır.
Uyum sağlamak zayıflık değil, bir kapasitedir.
Birlikte Çalışabileceğimiz Alanlar

Yeni Bir Ülkeye ve Kültüre Uyum
Yurt dışında eğitime ve bağımsız yaşama hazırlanan gençler, yurt dışına çalışmaya veya yaşamaya gidenler.

Yeni Roller ve Sorumluluklar
İş, kurum veya kariyer yönü değiştirenler ile yeni sorumluluk üstlenenler.

Değişen Aile Rolleri
Ebeveynlerinin yaşlanma sürecine eşlik ederken değişen aile ilişkilerine ve sorumluluklarına uyum sağlamaya çalışanlar.
Nasıl Çalışıyorum?
Çalışmalarımda mesleki ve kişisel deneyimlerimin yanı sıra Gestalt yaklaşımından, dil ve anlamlandırma üzerine semantik çalışmalardan ve sanat temelli yöntemlerden yararlanıyorum.
Gestalt Yaklaşımı
Gestalt yaklaşımının temelinde, kişinin yaşadıklarının düşüncelerine, duygularına ve bedenine nasıl yansıdığını bir bütün olarak fark etmesi ve bunları şimdi ve burada ele alması yer alır.
Fenomenolojik bir yaklaşımla, kişinin yaşadığı deneyimi, algılarını ve o anda fark ettiklerini hemen yorumlamadan veya yargılamadan inceliyorum.
Semantik yaklaşımla ise kişinin kullandığı sözcükler, kavramlar ve ifadeler üzerinden olaylara yüklediği anlamları değerlendiriyorum.
Alışılmış düşünce ve davranış biçimlerini fark etmek, aynı duruma farklı perspektiflerden bakabilmenin ve yeni seçenekleri değerlendirebilmenin başlangıcıdır.


Sanat Temelli Yöntemler
Sanatı yalnızca estetik bir deneyim olarak değil, düşünmenin, ifade etmenin ve farkındalığı geliştirmenin bir yolu olarak kullanıyorum.
Bazen bir görsel, bir nesne ya da yaratıcı bir uygulama, sözcüklerle ifade etmekte zorlandığımız bir düşünceyi veya duyguyu anlamamıza yardımcı olabilir. Sanatı, henüz farkında olmadığımız ya da ifade etmekte zorlandığımız duygu ve düşünceleri somutlaştırmak ve anlaşılır hâle getirmek için güçlü bir araç olarak kullanıyorum.
Bu yöntemleri bireysel görüşmelerde, grup çalışmalarında ve eğitimlerde, çalışmanın amacına ve katılımcıların ihtiyaçlarına göre biçimlendiriyorum.
Bu çalışmalar terapi değildir; gelişim ve deneyim odaklıdır.